dinsdag 18 augustus 2009

muslumanlik geride kaldi, ileriye bakalim

Alevi düşmanları: Alevi kitlesi bütün Müslüman dünyasında ‘KAFİR’ ünvanını aldı. Türkiyeyi ele geçiren şafi sunni barbarlar, el altından Talabani ve AL-KAİDA örgütlerinin eline sözümona Alevilerin ‘ kimliği’ diye dökümanlar verdiler. Eli kanlı Muhamet, Osman, Ali, Ebubekir’ in torunları eğitim kamplarında Aleviler hakkında uydurma ideoloji ile eğitim yapıyorlar. Alevi köylerine zorla camii yapılıyor. Imam hatipler, kuran kurslarının çarkları son hızla çevriliyor ve böylece geleceğin İslam imparatorluğunun infrastrüktürünün inşasına devam ediliyor.
Alevileri, Alevilikten koparmak isteyen Türk İslam Sentezi’nin bir kolu olan Alevi İslamcılardır. Bunların başında İzzettin Doğan gibileri gelmektedir. Alevilikle hiç bir alakası kalmayan bu şahısın vaazlarına bakınca ‘’ Alevilik İslamın özüdür’'. Oysa Alevilik İslam değildir, İslam da Alevilik değildir. Önemli olan bu farklılığa saygı göstermektir. Ancak, Cem evlerini minaresiz camiye çevirmek için görevlendirilen İzzettin Doğan bugüne kadar hep Alevi karşıtı oluşumlarda yer almıştır. Katliamlarda rol oynayan faşistlerin yanında olmuştur. 14.11.2008 tarihinde kendisine ait Cem TV’de yapmış olduğu söyleşide 2 Temuz 1993 yılında Sivas‘ da katledilen 37 insanı suçladığı için, katliamda kardeşi Gülsüm Karababa’yı yitiren Hüseyin Karababa, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Doğan hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Yine 9 Kasım 2008 Sıhiye meydanında Alevi talepleri için düzenlenen mitingi karalamak için İzzettin Doğan ‘’ Alevi ve Kürtleri birleştirme planı’’ diyerek karşı çıkmıştı
İkincisi; Aleviliği Anadolu’dan koparmak isteyen ulusalcı ve milliyetçilerdir. Bunların başında Rıza Zelyurt ve Cemal Şener gibileri gelmektedir. Anadolu’nun yerli inancı olan Aleviliği, Orta Asya’ya bağlama gayretinde olan bu devşirmeler, aslında Aleviliği kendi özünden koparmak istiyorlar. Onlarca uygarlığı rededip herşeyi orta asyaya taşımak ilkel bir olaydır. 8 Agustos 2008, Güneş online’de Rıza Zelyurt ‘’Kendisini Kürt sanan DTP’li Türk vekil’’ yazsında, ‘’ Türkiye’de kökü Alevi olanların islam dışı olma ihtimali çok çok zayıftır. Bunu Doğu Anadolu’yu iyi tanyan araştırmacı Cemal Şene’rin anlatımıyla formüle edersek şöyle deriz; Türkiyede Alevi isen Türksün...’’ Bu ırkçının söyledikleri Alevileri inkardan başka bişey değildir. Kendisine referans gösterdiği Cemal Şener ise, kimliğini inkar eden bir devşirmedir. Alevi cemlerini ve semahlarını şamanizme bağlama gayretinde olan Cemal Şener, şamanizmi de bilmemektedir. Merak edenler Ünsal Öztürk’ün ‘’ Alevilerin Büyük Sırrı’’ kitabına bakabilir.
1000 sene evvel orta Asyadan bir gurup insan at sırtında Anadoluya geldi, ama o zaman bu topraklarda bin yılların uygarlığı vardı. At sırtından gelen ilkel kabile insanı uygarlığı bilmediği gibi tarihin bin yıllık emeğine saygızıdı ve YIKMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMADI.
BİN YILLARIN UYGALIKLARININ: HİTİT, LİDYA, EFES, MİLLET, BERGAMA, FRİGYA, TRUVA, GREK, ROMA, BİZANS ve daha nice uygarlıkların yıkıcısı olan göçmen bedevi çapulcu kabilelerin Anadolu Mezopotamya tarihini çarpıtarak herşeyi kendileri ile başlatma çabaları kötü bir nankörlük, kaba bir cahillik ve büyük bir barbarlıktır. Anıtı yapan değil, kıran tarihi yazıyor!! Olayin daha kötü tarafı ise, sözde aydın geçinenlerin dünya uygarlıklarının en güzellerine yuva olmuş bu vatanın aydınlık yolunu değil de barbar bedevi arapların ideolojisini kabullenmiş orta Asya siteplerinin ilkel kabilelerinin yaptıklarını meşrulaştırmaları ve onu biricik tarih diye cahil kitlelere yutturmalarıdır. Alevilerin, 1400 sene evel Arap çöllerinde geçen Muhamet ailesinin taht kavgası ile bir alakası olamaz. Muhamet çok zalim, Osman hain, Ali ise ‘yumuşak’ idi vs.. vs.. bütün bu safsatalar, bir arap kabilesinin aile fertlerinin kendi aralarındaki rant kavgasına tekabul ediyor. Zaten bu 4 halife diye adlandırılan Arap liderlerinin hepsi de taht kavgası esnasında öldürülüyor. Uzay çağında, bilimin dev adımlarla ilerleme yaptığı çağımızda, bunların yaptıklarını, çöl üfürükçülüğünü, ZÜLFİKAR efsanelerini: ‘Ali zülfikar kılıcı ile tek başına 8 000 kafir öldürdü’ deyip, arkasında da Müslümanların kafir dedikleri Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerde din eğitimi adı altında yeni doğan çocukların beyinlerine nazi ırkçılığından daha kötü olan Arap ırkçılığını aşılamak, Malazgirt ile başlayan, İstanbul’ un yağmalanması ile devam eden aynı vahşiyane çizginin Avrupa’ nın ortasına kadar çekilmesidir. Ali kimi kesti? Tabi ki evinin önüne cami kurduğun, mahalesinde islam okulu açtığın adamın atasını...! Utanmadan aynı şahıstan cami kurmak için para, din dersi, islam okulu vs. Istiyorsun! Karargahını açtığın zaman da, ilk yaptığın iş Avrupa insanın cellatlarının resmini asmak oluyor!!! ‘Hz. Ali bir kale almak için tek başına 8 000 gavuru zülfikar kılıcı ile kesmiştir’, bu belge, Ali denen Arap liderinin büyük bir cellat olduğunu ispatlamıyor mu? Ve sizde boynunuza, onun o ‘ kutsal ‘ keskin kılıcın asarak aynı suça ortak olmuyormusunuz? Türklerin Orta Asyada iken Arap islamını kabul edişleri onların o dönem uygarlık dışı yaşamalarından dolayıdır: çadırlarda yaşayan, yazı bilmeyen, sanat ve kültürden uzak kalmış step göçmenlerinin, İslam denilen yağma, talan ve ganimet üzerine kurulmuş bir idolojiyi benimsmeleri doğaldır. Arapların saçma çöl hikayelerini, çölde deve güden Bedevi çobanların kulaktan kulağa illetikleri, efsaneleştirdikleri işgal, talan, yağma motifli hikayeleri hoş bulan Orta asya siteplerinin yabani kabileleri galeyana getirildiler. Bozkurt, göl kuruması, kuraklık yüzünden yiyecek aramak vb. hikayeler sonradan uyduruldu. Şimdi Oğuz, kıpçak, Avşar v.b kabilelerin göç ettikleri bu alanlarada insanlar yoğun bir şekilde yaşamıyorlar mı? Anadolunun barbarlık hakimiyetine geçişin ekonomik politik temeli, step ve çöllerde yabani hayat yaşayan göçebe aşiretlerin ‘İslam dini’ adı verilen o zamanın uygarlık karşıtı ideoloji ve polikasının, uygarlık sürdüren, başta anadolu ve Mezopotamya halklarının emeklerine yönelik vahşiyane bir saldırıdır. Malazgirt olayında sadece göçebe Türkler değil, envay çeşit Müslüman çapulcular vardır. Bizansın mirası, kadınları ve her türlü güzelliğini hedef gösteren ortak payda İslamcılıktır. Barbarların islam ideolojisini temel alarak uygarlık ganimetlerini yağmalama güdüsüdür. Her toplum kendi yaşam biçimine tekabul eden ideolojiyi benimser. Türkleri zorla Müslüman yapan Arap akıncıları, onları, Anadolu uygarlıklarının yıkmakta da kullandılar. Keza m.s. 600 yıllarından beri dünya uygarlığının merkezi olan Anadolu’ya sürekli akınlarda bulunan Arap talancılari sadece Kürt bölgelerini islamlaştırabildiler. Kürtler, kapalı, barbar bir yaşamdan kopmadıkları için kendilerine en uygun düşen uygarlık düşmanı İslami kültürü kabullendiler. Kürtlerin damarına kadar işleyen islam idolojisi onları hala esir amaya devam ediyor. Kürtler, Anadolu Mezopotamya uygarlıklarının yıkıcı gücü olan müslümanlık felsefesi, yaşam biçiminden kopmadıkları müddetçe, sadece kendilerini değil, bütün bir coğrafyanın da gelişmesi önünde büyük bir engel teşkil etmektedirler. Ama Konstantinopolis ve diğer önemli metropolleri bir türlü alamıyorlardı. Işte m.s. 1000 yıllarına gelindiğinde islam idolojisini kabullenmiş Türk göçmen kabileleri ganimet için kandırıldı ve yıkım işi onlara devredildi.
Sonuç olarak, Alevilik Anadolu, İran ve yukarı Mezopotamya kökenlidir. Orta Asya ve şamanizimle bir ilişikisi olmadığı gibi, İslam dini ile de bir ilişkisi yoktur.

Geen opmerkingen:

Volgers