dinsdag 22 september 2009

ANADOLU VE UYGARLIKLAR

1000 sene evvel orta Asyadan bir gurup insan at sırtında Anadoluya geldi

oRTA ASYADAN GELEN VE YARI YOLDA İSLAMLAŞTIRILAN KABİLELER GEÇTİKLERİ YERLERİ YAĞMA TALAN ETTİLER..

Bu yaban kitleler geldiklerin de bu topraklarda bin yılların uygarlığı vardı. At sırtından gelen ilkel kabile insanı uygarlığı bilmediği gibi tarihin bin yıllık emeğine saygızıdı ve YIKMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMADI.BİN YILLARIN UYGALIKLARININ: HİTİT, LİDYA, EFES, MİLLET, BERGAMA, FRİGYA, TRUVA, GREK, ROMA, BİZANS ve daha nice uygarlıkların yıkıcısı olan göçmen bedevi çapulcu kabilelerin Anadolu Mezopotamya tarihini çarpıtarak herşeyi kendileri ile başlatma çabaları kötü bir nankörlük, kaba bir cahillik ve büyük bir barbarlıktır. Anıtı yapan değil, kıran tarihi yazıyor!! Olayin daha kötü tarafı ise, sözde aydın geçinenlerin dünya uygarlıklarının en güzellerine yuva olmuş bu vatanın aydınlık yolunu değil de barbar bedevi arapların ideolojisini kabullenmiş orta Asya siteplerinin ilkel kabilelerinin yaptıklarını meşrulaştırmaları ve onu biricik tarih diye cahil kitlelere yutturmalarıdı r. Alevilerin, 1400 sene evel Arap çöllerinde geçen Muhamet ailesinin taht kavgası ile bir alakası olamaz. Muhamet çok zalim, Osman hain, Ali ise ‘yumuşak’ idi vs.. vs.. bütün bu safsatalar, bir arap kabilesinin aile fertlerinin kendi aralarındaki rant kavgasına tekabul ediyor. Zaten bu 4 halife diye adlandırılan Arap liderlerinin hepsi de taht kavgası esnasında öldürülüyor. Uzay çağında, bilimin dev adımlarla ilerleme yaptığı çağımızda, bunların yaptıklarını, çöl üfürükçülüğünü, ZÜLFİKAR efsanelerini: ‘Ali zülfikar kılıcı ile tek başına 8 000 kafir öldürdü’ deyip, arkasında da Müslümanların kafir dedikleri Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerde din eğitimi adı altında yeni doğan çocukların beyinlerine nazi ırkçılığından daha kötü olan Arap ırkçılığını aşılamak, Malazgirt ile başlayan, İstanbul’ un yağmalanması ile devam eden aynı vahşiyane çizginin Avrupa’ nın ortasına kadar çekilmesidir. Ali kimi kesti? Tabi ki evinin önüne cami kurduğun, mahalesinde islam okulu açtığın adamın atasını...! Utanmadan aynı şahıstan cami kurmak için para, din dersi, islam okulu vs. Istiyorsun! Karargahını açtığın zaman da, ilk yaptığın iş Avrupa insanın cellatlarının resmini asmak oluyor!!! ‘Hz. Ali bir kale almak için tek başına 8 000 gavuru zülfikar kılıcı ile kesmiştir’, bu belge, Ali denen Arap liderinin büyük bir cellat olduğunu ispatlamıyor mu? Ve sizde boynunuza, onun o ‘ kutsal ‘ keskin kılıcın asarak aynı suça ortak olmuyormusunuz? Türklerin Orta Asyada iken Arap islamını kabul edişleri onların o dönem uygarlık dışı yaşamalarından dolayıdır: çadırlarda yaşayan, yazı bilmeyen, sanat ve kültürden uzak kalmış step göçmenlerinin, İslam denilen yağma, talan ve ganimet üzerine kurulmuş bir idolojiyi benimsmeleri doğaldır. Arapların saçma çöl hikayelerini, çölde deve güden Bedevi çobanların kulaktan kulağa illetikleri, efsaneleştirdikleri işgal, talan, yağma motifli hikayeleri hoş bulan Orta asya siteplerinin yabani kabileleri galeyana getirildiler. Bozkurt, göl kuruması, kuraklık yüzünden yiyecek aramak vb. hikayeler sonradan uyduruldu. Şimdi Oğuz, kıpçak, Avşar v.b kabilelerin göç ettikleri bu alanlarada insanlar yoğun bir şekilde yaşamıyorlar mı? Anadolunun barbarlık hakimiyetine geçişin ekonomik politik temeli, step ve çöllerde yabani hayat yaşayan göçebe aşiretlerin ‘İslam dini’ adı verilen o zamanın uygarlık karşıtı ideoloji ve polikasının, uygarlık sürdüren, başta anadolu ve Mezopotamya halklarının emeklerine yönelik vahşiyane bir saldırıdır. Malazgirt olayında sadece göçebe Türkler değil, envay çeşit Müslüman çapulcular vardır. Bizansın mirası, kadınları ve her türlü güzelliğini hedef gösteren ortak payda İslamcılıktır. Barbarların islam ideolojisini temel alarak uygarlık ganimetlerini yağmalama güdüsüdür. Her toplum kendi yaşam biçimine tekabul eden ideolojiyi benimser. Türkleri zorla Müslüman yapan Arap akıncıları, onları, Anadolu uygarlıklarının yıkmakta da kullandılar. Keza m.s. 600 yıllarından beri dünya uygarlığının merkezi olan Anadolu’ya sürekli akınlarda bulunan Arap talancılari sadece Kürt bölgelerini islamlaştırabildiler. Ama Konstantinopolis (İstanbul) ve diğer önemli metropolleri bir türlü alamıyorlardı. Işte m.s. 1000 yıllarına gelindiğinde islam idolojisini kabullenmiş Türk göçmen kabileleri ganimet için kandırıldı ve yıkım işi onlara devredildi. Müslümanlığı kabul eden yukarı mezopotamya halklarından Kürtler ise Türk göçebeleri gibi kapalı, barbar bir yaşamdan kopmadıkları için kendilerine en uygun düşen uygarlık düşmanı İslami kültürü kabullendiler. Kürtlerin damarına kadar işleyen islam idolojisi onları hala esir amaya devam ediyor. Kürtler, Anadolu Mezopotamya uygarlıklarının yıkıcı gücü olan müslümanlık felsefesi, yaşam biçiminden kopmadıkları müddetçe, sadece kendilerini değil, bütün bir coğrafyanın da gelişmesi önünde büyük bir engel teşkil etmektedirler. SOL KENDİ TUZAĞINDASol, sosyalist ve ilerici geçinen kesimlerin islam sistemine karşı tavırları onların yıkımı için de belirleyici nokta oldu. Sol, devrimci, ilerici gibi sloganlarla hareket eden güçler gerek mahhali anlamda gereksede enternasyonal anlamda büyük bir düşünce hatasına sahiptirler. Onların tarihsel çıkmazları, 'din' dedikleri şeyin, sosyalizm, liberalizm, faşizm gibi eski çağlardaki politik oluşumun bir çeşit adı olduğunu kabul etmemeleridir. Marksistler, dinin normal bir ideoloji olduğunu kabul etmediler ve ona ayrı bir statü vererek kendi kuyularını da kazdılar. Oysa ki din, aynen kapitalizm veya sosyalizm gibi eski çağların normal bir politik- ideolojik sistemiidir. Din, insanların yarattığı olağanüstü bir şey değil, Ali, Osman, Ebubekir, Ömerlerin, rant kavgası esnasında ' en iyi muhametçi benim' vs.. sloganlar atarak kitleleri harekete geçirmek için yaptıkları mücadelenin bir ürünüdür. Bu olayın, ' en iyi marksist, en iyi leninci benim' diyen bir sosyalisten yaptığından farkı nedir? Katolik, protestan ve ortodoks politik gurupları arasında geçen kavga, Stalin, Troçki ve Mao arasında geçen kavgadan nasıl farklı oluyor? Troçki, Stalin tarafından öldürtüldü. Ali ise karşı tarafca, osman gurubu tarafından öldürtüldü. Ali gurubunun diğer fertleri ise gene karşı politik bir gurup olan Muaviye gurubunca öldürüldüler. Bu her zaman olduğu gibi bir iktidar kavgasıdır.Marx, Lenin gibi sosyalizmin babaları, 'aman dine' dokunmayalım, ' halkımızın inançlarına saygı gösterelm' gibi safsatalarla daha baştan kendi çöküşlerinin temellerini de attılar. Hiristiyanlik ve islam gibi eski çağların primitif ideolojilerine dokunmama tabusunu yaratanların yarattıkları sözde sosyalizm bir anda çökünce, yerini, gene o karacahil Müslümanlara bıraktı! Solcular, çölde deve güden bedevi çapulcularının esiri oldular. Sovyetler yıkılınca Azarbeycandan, Dağıstan'a, Arnavutluktan Bosnaya kadar bütün bir alanda, islamcılık ayuka çıktı. Türkiye solcularının da çoğu islamın uşaklığını yapmaya başladılar...Onlar artık bir Arap bedevisinin inanç dediği şeyin manevi esiri olmuşlardı, beyinleri çöl talancıları muhametçilerin safsatalardan başka bir şey almıyordu artık... Alevi derneklerine Arap liderlerinin resimlerini asıyor, namaz ve kuran kurslarına başlıyorlardı. Dernek dedikleri tekkelerin bir bölümü iskambil odası, öbür tarafı ise arap milliyetçiliği için birer beyin yıkama merkezi haline gelmişti.

Geen opmerkingen:

Volgers